serzeniş

bir yerden başlamak gerekiyor diye düşünüyordum. neredeyse çeyrek asırdır bu gezegende yaşıyordum ve öldükten sonra insanların beni hatırlaması adına hiçbirşey yapamamıştım. geriye dönüp baktığımda elimden kayıp giden hayallerden başka birşey göremiyordum. bir kitap projem vardı ama o konuda da yeterli donanıma sahip olduğumu düşünmüyordum. yazmak iyi geliyordu. yazmak bi nevi terapiydi benim için. sadece bu yüzden yazıyordum şimdilik.
yakın bir zamanda çok özel bir bey tarafından reddedilmiştim. sanırım o da yanında yürümeye yetecek donanıma sahip olmadığımı düşünüyordu. onunla sadece bu konuda hemfikirdik. onun dışında bir sürü kadın vardı hayatımda. hepsi benim sevilecek bir adam olduğumu düşünüyorlardı. onlarla aynı fikirde değildim. bir yandan bunları yazıyor bir yandan da nargilemi tüttürüyordum. hayattan bir beklentim yoktu, oğuz dışında. henüz kahvaltı yapmamıştım ve onun kız arkadaşıyla olan münasebetinin bitmesini bekliyordum. onu beklerken küfür etmemem için bana çalıştığı mekanda nargile ısmarlamıştı..
oğuz’un nasıl biri olduğunu ilerleyen zamanlarda anlatırım.
az önce yüksekovalı biriyle tanıştım, biraz oralardan bahsettik. geçen sene bu zamanlar oraya deplasmana gitmiştim.
ufacık bir ümit uğruna binlerce kilometre yol tepip gitmiştim. herşeyi geride bırakıp gitmiştim. okulu, ailemi, arkadaşlarımı.. kimi gülmüştü arkamdan, kimi destek olmuştu, sağ olsunlar. bana hiç benzemeyen insanların yaşadığı bir şehirde üç aylık bir eziyet dönemi geçirdim. sonrası yine hüsran tabi. her zaman olduğu gibi yine kayıp haneme bir çentik ekleyip geri döndüm. sonra da bir daha aynı hayalleri kurmamaya karar verdim. sıfırın da aşağısı olduğunu görmüştüm daha önce, ama bu onun da aşağısını görmek gibi olmuştu. kaybettiğim hiçbirşey bu kadar acıtmamıştı canımı..
herneyse, bunları yine anlatacak kimsem olmadığı için yazdım buraya. belki burada benimle aynı şeyleri yaşayan birileri vardır.
gerçi anlaşılmak gibi bir kaygım da yok. yaşarken değil belki ama, ben öldükten sonra bunları okuyup hüzünlenecek bir çift göz olacaktır. bu her zaman böyle olmuştur..
biz neşet ertaşı bile o öldükten sonra dinlemeye başlamış bir nesiliz.

birazdan oğuz burada olur, nargilenin miyadı da dolmak üzere zaten. daha sonra yine burada olursanız kaldığımız yerden devam ederiz…

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s