hep çirkin

Sana aşık olma fikri kafama pek yatmasa da, kalbime çoktan uzanmıştı.. Çünkü sen öyle güzeldin ki ben kendimi buna mecbur hissettim. Sen öyle güzeldin ki, bana güzel şeylerin benim içinde mümkün olabileceğini gösterdin, sen öyle güzeldin ki, sesinde bahar havası vardı, elinde yaz sıcağı.. Yani, şimdi, sen öyle güzelsin ki, o kadar güzel olunur.. Sırf bu yüzden seni benden başka hiç kimse sevsin istemedim. Yalnızca bana güzel ol sen, başkalarına hep çirkin..

Reklamlar

seni seviyorum…

Save My Love For Loneliness HD wallpaper for Standard 4:3 5:4 Fullscreen UXGA XGA SVGA QSXGA SXGA ; Wide 16:10 5:3 Widescreen WHXGA WQXGA WUXGA WXGA WGA ; HD 16:9 High Definition WQHD QWXGA 1080p 900p 720p QHD nHD ; Other 3:2 DVGA HVGA HQVGA devices ( Apple PowerBook G4 iPhone 4 3G 3GS iPod Touch ) ; Mobile VGA WVGA iPhone iPad PSP Phone - VGA QVGA Smartphone ( PocketPC GPS iPod Zune BlackBerry HTC Samsung LG Nokia Eten Asus ) WVGA WQVGA Smartphone ( HTC Samsung Sony Ericsson LG Vertu MIO ) HVGA Smartphone ( Apple iPhone iPod BlackBerry HTC Samsung Nokia ) Sony PSP Zune HD Zen ; Tablet 2 Android 3 DVGA HVGA HQVGA devices ( Apple PowerBook G4 iPhone 4 3G 3GS iPod Touch ) ;

Bütün korkulardan ve yalnızlıklardan uzak bir yere oturup her şeyi konuşmalıyız seninle, hayatınla ilgili bilmediğim ne varsa bana anlatmalısın. En yakının olmak isterken, sana bu kadar yabancı kaldığım yeter. Senide daha önceki uzak kaldığım her şey gibi kaybetmek istemiyorum, sana da uzaktan bakmak zorunda kalmak istemiyorum, anlıyor musun? Yıllardır çok farklı acılardan geçtim, geçtim düşlerimden sana geldim. Acılarıma bir yenisini de sen ekle istemiyorum, anlıyor musun? Anlamanı umuyorum, diğer türlüsünü düşünmek bile güç. Daha önce çektiğin bütün acılardan uzak bir yere oturup konuşmalıyız seninle. Hakkımda bilmek istediğin her seyi sormalısın bana, sonra dinlemelisin beni. Söyleyecek pek bir şeyim yok, bir çift söz dışında. İşte, bunca zaman içimde sakladığım sana dair en büyük sırrım; seni seviyorum, seni seviyorum..

Mevlana – Etme (by Yılmaz Erdoğan) English & Turkish

Duydum ki bizi bırakmaya azmediyorsun, etme.
Başka bir yar, başka bir dosta meylediyorsun, etme.

I have heard, you have intend to leave us, don’t do
You have been looking for another one, another beloved-one, don’t do

Sen yadeller dünyasında ne arıyorsun yabancı?
Hangi hasta gönüllüyü kastediyorsun, etme.

O foreign! What are you looking for in noone’s world.
Which sick hearted one do you mean , don’t do.

Çalma bizi, bizden bizi, gitme o ellere doğru
Çalınmış başkalarına nazar ediyorsun, etme.

Don’t steal us, us from us, don’t go that way
You are looking at the stolen ones, don’t do

Ey ay, felek harab olmuş, altüst olmuş senin için
Bizi öyle harab, öyle altüst ediyorsun, etme.

O moon, the universe has just ruined for you
You have been ruining us so badly ,don’t do

Ey, makamı var ve yokun üzerinde olan kişi
Sen varlık sahasını öyle terk ediyorsun, etme.

O you, whose sovereignty is beyond existence and non-existence
You are leaving the field of existence that way, don’t do

Sen yüz çevirecek olsan, ay kapkara olur gamdan 
Ayın da evini yıkmayı kastediyorsun, etme.

If you forsook, the moon would get very dark in deep sorrow
You intend to ruin the home of the moon as well, don’t do

Bizim dudağımız kurur sen kuruyacak olsan
Gözlerimizi öyle yaş dolu ediyorsun, etme.

Our lips would get dry, if you got dry
You have been making my eyes full of tears that way, don’t do

Aşıklarla basa çıkacak gücün yoksa eğer
Aşka öyleyse ne diye hayret ediyorsun, etme.

If you don’t have the power to keep up with lovers,
Why are you suprised at love, don’t do

Ey, cennetin cehennemin elinde oldugu kişi
Bize cenneti öyle cehennem ediyorsun, etme.

O you who have the heaven and the hell
You turn the hell into the heaven that way for us, don’t do 

Şekerliğinin içinde zehir zarar vermez bize
O zehiri o şekerle sen bir ediyorsun, etme.

The poison in the sugar bowl would not harm us
With that sugar, you have been making that poison the same as sugar, don’t do

Bizi sevindiriyorsun, huzurumuz kaçar öyle
Huzurumu bozuyorsun, sen mahvediyorsun, etme.

You please us, otherwise, our peace would get lost
You have been putting us in uneasiness, don’t do

Harama bulaşan gözüm, güzelliğinin hırsızı
Ey hırsızlığa da değen hırsızlık ediyorsun, etme. 

My eyes, which are dirty with sin, are the thief of your beauty 
O you who are worthy of theft, you are stealing, don’t do

İsyan et ey arkadaşım, söz söyleyecek an değil
Aşkın baygınlığıyla ne meşk ediyorsun, etme.

Rise up, o friend, it is not yet time to say a word
Why are you practising with the unconsciousness of love, don’t do